Belli bir süre boyunca düzenli bir şekilde korunmadan cinsel ilişkiye girilmesine rağmen hamileliğin gerçekleşememesi olarak tanımlanan infertilite, yani kısırlık, hem erkek hem de kadın kaynaklı olabilecek bir problemdir. Kısırlık nedenleri ve tedavisi söz konusu olduğu zaman da, kadın ve erkek için farklı etkenler ve tedavi seçenekleri ortaya çıkmaktadır.

Geçtiğimiz hafta yayınlanan yazımızda, erkek kaynaklı kısırlık problemini, nedenlerini ve uygulanan tedavi yöntemlerini anlatmıştık. Bu yazıda da kadınlarda kısırlık konusuna değineceğiz.

Not: Bu yazı, çeşitli kaynaklardan derlenen bilgilerden oluşmuştur, ve genel bilgilendirme amaçlıdır. Bir uzman/doktor görüşü olarak alınmamalıdır. Kısırlık ve diğer sağlık problemlerinde en güvenilir bilgiler için mutlaka hekiminize danışmanız önerilir.

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Kadınlarda kısırlığa sebebiyet verebilecek birden fazla neden vardır. Bunlar fallop tüpleri(rahim ve yumurtalıklar arasında bulunan tüpler), rahim, yumurtlama gibi faktörler ile alakalı olabilir. Kadınlarda sık görülen kısırlık sebepleri şu şekilde sayılabilir:

  • Yumurta gelişimine, salınımına ya da döllenmiş yumurtanın rahme yerleşmesine engel olan hormon seviyeleri,
  • Endometriozis hastalığı(Rahim içinde yer alan, endometrium adı verilen dokunun, batın içinde başka dokulara yerleşmesi problemi),
  • Geçirilmiş ameliyatlara ya da enfeksiyonlara bağlı olarak rahimde meydana gelen yapışıklıklar,
  • Rahimdeki tümörler, ya da doğuştan var olan anormallikler,
  • Pelvik enfeksiyonlar,
  • Rahim ağzı salgısının az ya da düşük kaliteli olması,
  • Genetik hastalıklar…

Kadınlarda Kısırlık Teşhisi

Sağlık merkezleri, kadınlarda infertilite probleminin teşhisi için farklı durumlarda uygulanabilecek çeşitli yöntemlere başvurmaktadır. Bunlardan bazıları:

  • Ultrasonografi – Rahim ve yumurtalıkların yapısı değerlendirilir. Yumurtalıklardaki kist oluşumları, rahim içi tabakasının durumu da bu test ile tahlil edilir. Adetin 2. – 3. günü gerçekleştirilen ultrason sayesinde de yumurtalık rezervi incelenir ve değerlendirilir.
  • Hormon Analizleri – Kadınların kanındaki hormon seviyeleri incelenir ve değerlendirilir.
  • Laparoskopi – Fiberoptik bir sistem karın boşluğuna sokulur, ve karın içi organlar incelenir. Genelde dış gebelik kuşkusu olduğunda, açıklanamayan kısırlık vakalarında, jinekolojik tümörlerin takibinde, açıklanamayan adet görememe durumlarında hem tanı hem de tedavi amacı ile kullanılır.
  • Histeroskopi – Rahim içinin endoskopik olarak incelenmesi işlemidir.
  • Histerosalpingografi – Fallop tüplerinin X-ışınları yardımı ile görüntülenmesi işlemidir.

Kadınlarda Kısırlık Tedavisi

Kadınlarda kısırlığın tedavisi, problemin sebebine göre değişiklik gösterebilir.

Kadınlarda kısırlık probleminin en çok görülen çeşidi yumurtlama düzensizliğidir. Bu vakalarda, yumurtaları uyarmak için önce tabletler, daha sonra enjeksiyon yöntemi tercih edilir. Başka bir sorun olmaması halinde, bu tedavi yöntemlerinden sonra ilişki önerilir.

Tüplerle ilgili problemlerde(tüplerde yapışıklık, tüplerin alınmış olması, hasar görmüş olması vb.) daha çok tercih edilen tedavi yöntemi tüp bebek uygulamasıdır. Bu uygulamada, yumurta ile sperm laboratuvar ortamında birleştirilir, ve daha sonra en kaliteli embriyo seçilip rahim içerisine transfer edilir. Aynı şekilde, endometriozis vakalarında da tüp bebek yöntemi tercih edilir.

Kadınlarda Kısırlık Tedavisinde Antioksidanların Etkisi

Vücuttaki atık-antioksidan dengesinin bozulması, belli başlı sağlık sorunlarına rol açabilir. Kısırlık da bunlardan bir tanesidir. Çevre kirliliği, enfeksiyonlar, bazı ilaçların kullanımı, sigara ve alkol tüketimi gibi faktörler, vücutta atıkların ortaya çıkmasına sebep olur. Ayrıca üreme esnasında gerekli enerjinin üretimi sırasında da nitrik oksid, hidrojen peroksid gibi atıkların ortaya çıktığı, ve "hücre stresi" olarak bilinen, kadınlarda kısırlık sorunlarında rol oynayabilen durumun ortaya çıktığı bilinmektedir.

Antioksidan kullanımı hücredeki atıkları yok ederken, meydana gelmiş olan hasarları da onarmaktadır. Bu yüzden, düzenli olarak uygulanacak antioksidan detoks ile, çocuk sahibi olamayan kadınlarda hamilelik şansının arttığı düşünülmektedir. 

Belli başlı antioksidan kaynakları arasında C vitamini, E vitamini, Selenyum, Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleri sayılabilir. Antioksidan detoks yapmak isteyenler, bunun için üretilmiş özel takviye edici gıdaları da tercih edebilirler.