Folik asit, B grubuna ait olan(çeşitli kaynaklarda B9 vitamini olarak da geçer), suda çözünebilen, insan vücudunda depolanmayan bir vitamindir. Vücutta kan yapımı, yeni hücrelerin oluşumu, DNA ve RNA sentezi/onarımı gibi önemli biyolojik süreçlerde aktif rol oynayan; hafıza kaybı, yaşlılıkla birlikte gelen duyma kaybı, kas ağrıları, depresyon gibi pek çok duruma karşı alınabilen bu vitamin, hamile kadınlar için ise ayrı bir önem taşımaktadır.

Pek çok uzman tarafından hamilelikte ve hamilelik öncesi dönemde önerilen folik asit takviyesi, anne adayının sağlıklı bir gebelik geçirebilmesi, ve daha da önemlisi anne karnındaki bebeğin gelişiminde oluşabilecek belli başlı sorunların önüne geçilebilmesi açısından önem taşımaktadır. Folik asit yeterli miktarda alınmadığı takdirde, düşük riskinin yanı sıra bebekte doğumsal gelişim bozuklukları ve “Nöral Tüp Defekti” olarak bilinen beyin ve omurilik problemleri ortaya çıkabilir.              

Hamilelikte Folik Asit Eksikliği Yaşanmaktadır

Gebelikte folik asit eksikliği, sık yaşanan bir durumdur. Bu yüzden bebek sahibi olmayı planlıyorsanız hamile kalmadan 3 ay önce folik asit kullanmaya başlamalı, ve gebeliğin 3. ayının sonuna kadar -yani bebeğin organlarının gelişimi tamamlanana kadar- kullanmaya devam etmelisiniz.

Folik Asit B12 Vitamini İle Birlikte Alınmalıdır

Folik asit ve B12 vitamini bir arada kullanıldığında daha etkili sonuçlar alınabilir. B12 vitamini, sinir sisteminin çalışmasından, ve kırmızı kan hücrelerinin -yani alyuvarların- üretiminden sorumlu temel vitamin olması bakımından önemlidir.

Bunun yanı sıra B12 aynı zamanda folik asitin vücuttaki emilimini artırır, başka bir deyişle daha iyi işlev görmesini sağlar. Yapılan pek çok araştırmada B12 düzeyleri düşük olan anne adaylarının bebeklerinde beyin ve omurilik ile ilgili anomalilerde artış görülmüştür. FDA(US Food & Drug Administration – A.B.D Sağlık Bakanlığı’na bağlı; ilaç, medikal araçlar, kan ürünleri vb’den sorumlu büro.), doğurganlık çağındaki kadınlara günlük folik asit ve Vitamin B12 desteği yapmanın nöral tüp defekti riskini azaltabileceğini belirtmiştir.